Değişmiyor bu saatlerin hüznü, babama duyduğum nefretin şiddeti, uykusuzluğum, anksiyetem, kaygılarım, sancılarım ve dahası olduğu gibi yerli yerinde.

Dönüp dolaşıp aynı şarkıları dinliyor, aynı şeylere ağlıyorum. Koskoca kalabalıklarda çokça yalnız ve ötekileştirilmişim hala. 608 km uzakta, tanımadığım ya da yeni tanıştığım yüzlerce insan dışında farklı hişbir şey yok. Hala çok sigara içiyor, sağlıksız besleniyor ve az uyuyorum. Hala suistimal edildikçe sessizleşip duvarlar örüyorum. Her koşulda aşılması güç olan duvarlar örüyorum. Çokça gülüp, babamdan hiç söz etmiyorum. İnatla yapıyorum sonunda pişman olacağımı bildiğim şeyleri. Sabah ezanıyla selamlıyorum doğacak güneşi. Aynalara bakamıyor, mutlu fotoğraflar biriktiremiyorum. Yarım bıraktığım kitapların hüznünü taşıyorum sıkça. Sığmıyorum hiçbir yere, barışamıyorum kendimle.

ne zaman ait olduğunu sandığın yerde olsan kendi gerçeğin kapı kapı suratına çarptı

gecenin bi vakti, yitip giden ne varsa özlemek.

kilometrelerle mümkün olmuyormuş kaçıp gitmek

Bu benim kendi cinayetimin bulut yüklü şarkısı.

‪Gülüşümü görseniz kıpkırmızı bir düğüm‬.


Indy Theme by Safe As Milk